Ginseng Çayının Zararları ve Yan Etkileri

Kategori: Gıdalar - 175 görüntülenmeYorum Yazın
Ginseng Çayının Zararları ve Yan Etkileri

Ginseng birçok hastalık için şifa niyetine kullanılan antik bir bitkidir. Ayrıca her otun kralı olarak bilinir. Vücudumuzu korur ve vücudumuzun sayısız hastalıklarla mücadelesine yardımcı olur. 

Ginseng çayı, topraklı, biraz acı bir tada sahiptir. En çok bal veya süt ile tüketilir.

Ginseng, özellikle yüksek dozlarda veya uzun süre tüketildiğinde, hoş olmayan yan etkilere ve zararlara neden olabilir.

Kan Basıncı ve Nabız

Ginseng çayı uzun süre ve yüksek miktarlarda tüketilmesi, artan veya düşük kan basıncı seviyesiyle ilişkilidir. Tansiyon için çare olsa da, vücut üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Ayrıca, düzensiz ve hızlı kalp atışlarına neden olur. Tansiyon ilacı kullanan insanlar ginseng çayı tüketmemelidir.

Hormonal Etkiler

Ginseng çayı vücuttaki östrojen benzeri hormonları uyarabilir. Vücudun hormonal işlevlerini etkiler, anormalliklere neden olur. Çok az vakanın bildirilmiş olmasına rağmen, kadınlarda menopoz öncesi vajinal kanama, adet düzensizliği ve göğüs hassasiyetine neden olduğu bilinmektedir. Bazı durumlarda bu çok ölümcül olabilir.

Kan Pıhtısı

Kan içindeki trombositler aşırı kanamayı durdurur. Herhangi bir iç ya da dış yaralanma durumunda kan pıhtılaşır. Ginseng çayı tüketimi, bu kan trombositlerinin işleyişine ve verimliliğine müdahale ederek kan pıhtılaşmasının artmasına neden olabilir. Bu da tümörlere dönüşebilir veya zamanında tedavi edilmezse ölümcül olabilen kansere dönüşebilir.

Hipoglisemi

Ginsengi çayı, Tip 2 diyabet için iyi bir tedavi olduğu söylense de, birçok insanda hipoglisemiye neden olan kan şekeri seviyelerinin anormal derecede düşük olmasına neden olabilir. Düşük kan şekeri, vücudun enerji seviyesini düşürür ve kişiyi enerjisiz ve uyuşuk hissetmesini sağlar. Diyabetik ilaçlar ile ginseng çayının birlikte tüketilmesi kan şekeri düzeylerinin anormal şekilde düşmesine neden olabilir.

Gastrointestinal Sorunlar

Bu bitki çayı mide rahatsızlığı, mide bulantısı ve diyareye sebep olabilir. Bu gastrointestinal koşullar, ilk kez içenler arasında en yaygın olanıdır. Çoğu insanda bu belirtiler, vücudun çaya alışmasından sonra giderek kaybolur.

Uykusuzluk

Ginsengi çayı, vücudumuzdaki enerji düzeylerini artıran belirli aktif bileşikler içerir. Bundan ötürü ginseng çayı yatmadan önce tüketildiğinde uyku problemleri ortaya çıkabilir.

Sinirlilik ve huzursuzluk

Ginsengi tüketimi beyin hücrelerini uyarır. Ginseng çayını düzenli olarak tüketen bazı insanların sinirlilik, konsantrasyon kaybı, huzursuzluk, heyecanlanma ve endişe gibi şikayetleri bulunabilir. Bu semptomlar kahve ve diğer kafeinli içeceklerle birlikte ginseng tüketimi olduğunda daha da şiddetlenir.

Nörolojik ve Zihinsel Sorunlar

Bazı insanlar, ginsengin nörolojik etkilere neden olabileceğinden baş ağrısı ve baş dönmesi yaşar.
Ayrıca bazı insanlarda depresyon ve manik olgulara neden olur. Antidepresan ilaçlar kullanırken ginsengi çayının tüketilmemesi tavsiye edilir.

Gebelik ve doğum

Doktorlar gebelik sırasında veya emzirirken ginseng tüketmemelerini önerir; çünkü fetus ve yeni doğan bebekler üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Çayın kötü etkileri fetusun oluşumunda sorunlara neden olabilir ve anormalliklere neden olabilir. Yeni anneler ayrıca dikkatli olmalı ve laktasyon döneminde ginseng çay tüketmeyi kesmelidir.

 

Şizofreni

Yüksek dozda ginseng tüketimi, vücuttaki nörotransmitterleri etkileyebilir. Nörotransmitterler sinir hücrelerinden diğer hücrelere mesaj taşıyan kimyasallardır. Ginseng’in antipsikotik ilaçlarla kullanımı, şizofreni hastalarında veya diğer zihinsel rahatsızlıktaki nörotransmitter düzeylerini değiştirebilir.

Diğer Yan Etkiler

Bu çayın diğer bildirilen kötü etkileri alerjik reaksiyonlar, dil, boğaz ve yüz şişmesi, hafif deri döküntüleri, nefes darlığı, göğüs bölgesinde sıkışma, baş dönmesi, astım, çarpıntı vb. durumlar bulunabilir.

Bunlar ginseng çayının olası yan etkilerinden bazılarıdır. Ginseng çayının tüketilmesinden sonra bu etkilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza başvurun.


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!