Kırmızı Etin Zararları

Kategori: Gıdalar - 168 görüntülenmeYorum Yazın
Kırmızı Etin Zararları

Kırmızı et, koyun eti ve dana etinin yanı sıra hayvan kaynaklı işlenmiş etlere verilen isimdir. Kırmızı etler protein, demir, B vitamini ve çinko açısından oldukça zengindir. Bununla birlikte, doymuş yağ ve kolesterol içeriği sağlığınızı olumsuz şekilde etkileyebilir. Bu sebeplerden dolayı kırmızı etin tüketimini sınırlamak genel sağlık kalitenizi artırır ve hastalığa yakalanma riskinizi düşürür.

Kalp-damar hastalığına sebep olabilir

Kırmızı ette bulunan hayvansal yağlar, kalp rahatsızlığı ve inme riskini artırabilir. Kırmızı etin tüketimi sonunda vücutta bol miktarda kolestrol ve doymuş yağ birikir, bu da arterleri kaplayan duvarlara plak denilen yağlı bir maddenin birikimine sebep olur. Bu durumda, kalp, daralmış damarlardan kan pompalamak için daha da çaba sarf eder ve kalp krizi riski artar.

Ayrıca, yükselmiş kan basıncı ve diyabet sonucunda böbrek yetmezliği oluşabilir.

Gut hastalığına sebep olabilir

Fazla kırmızı et tüketimi sonucu kanda ürik asit seviyesinin yükselmesiyle, ürat kristalleri oluşur. Ürik asit, pürinlerin yıkılmasıyla oluşur. Normalde ürik asit kanda çözünür ve böbrekler yoluyla idrarla atılır. Fakat bazen vücudunuz, çok fazla ürik asit üretir veya böbreklerden atılımı azalabilir. Ürik asit kristalleri, iğne ucu gibi iki ucu keskin yapıdaki kristaller şeklindedir; eklemde veya çevresindeki dokuda birikerek inflamasyona ve ağrıya neden olurlar.

Kanser riskini artırabilir

Kırmızı et çeşitli şekillerde kanser geliştirme riskini artırabilir. Örneğin, kırmızı etteki demir, heme adlı bir proteinde bulunur ve bu protein, kalın bağırsak kanserine neden olan N-nitrozo bileşikleri oluşturabilir. Kırmızı etin yağ içeriği, östrojen ve progesteron duyarlı göğüs kanseri riskine katkıda bulunabilir.

Yüksek ısıda kızartmak veya açık ateşin üzerinde pişirmek, kırmızı etteki amino asitlerin, kreatinin ve şekerin, gen mutasyonlarına uğramasına neden olan heterosiklik aminler oluşmasına sebebiyet verebilir. Polisiklik aromatik hidrokarbonlar, kırmızı ette bulunan katı ve sıvı yağlar alevlere damladığında oluşabilir ve alevler et yüzeyine geri döndükçe ete yapışırlar. Bu hidrokarbonlar DNA’nızın yapısını değiştirebilir ve potansiyel olarak kanser riskinizi artırabilir. Kırmızı eti düşük sıcaklıkta pişirmek ve ızgara kırmızı etten kaçınmak, heterosiklik aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbon alımını sınırlamanıza yardımcı olabilir.

Diyabet riskini yükseltir

Ne kadar çok işlenmiş kırmızı et tüketirseniz tip 2 diyabet riskiniz o kadar artar. İşlenmiş kırmızı etler, insülin üreten pankreatik hücrelere zarar veren nitrosoaminler gibi koruyucular içerebilir. Buna ek olarak, pişirme veya işleme sırasında kırmızı ete yapılan kimyasal değişiklikler, hücrelerinizde ve dokularınızda insülin direncine yol açabilir.

 

 

 


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!